Sayın Aşkın Nur Yengi ile röportaj yapma şansını elde ettim. Kendisi tam bir hanımefendi. Başarılarla dolu bir hayatı var. Çok iyi bir anne.
Müziğe ne zaman ve nasıl başladınız? Hikayenizi anlatımısınız? Ve Müzik kariyerinizden bahsedermisiniz?
Kısaca şöyle anlatabilirim.İlkokulu bitirdikten sonra konservatuara başladım.İ.T.Ü Devlet Konservatuarında 11 sene eğitim gördüm.Üniversite mezunu olarak konservaturdan ayrıldım.Konservatuarda çello öğrencisiydim.Aynı zamanda klasik müzik çalıyordum ve türk musikisi eğitimi aldım.Müzik kariyerim’de 1990 lı yılların öncesinde Sezen Aksuya vokalistlik yaparak başladı.On yıldan fazla Sezen Aksuya vokalistlik yaptım.Çeşitli uluslararası yarışmalarda ülkeme bir sürü birincilik getirdim. Arkasından 1990 yılında ilk albümüm piyasaya çıktı.Müzik kariyerimde 11 Tane albüm yaptım. Önümüzdeki zamanlarda da 12. Albümüm piyasada olacak.
Çello çaldığınızı öğrendim. Çello’nun sizin hayatınızdaki yeri ve anlamı nedir? Başka bir müzik enstrümanı çalıyor musunuz?
1981 yılında Konservatuara girdiğimde bir enstrüman seçmem gerekiyordu.Çello’yu insan sesine en yakın enstürüman olduğu için seçtim.Dolayısıyla 11 sene Çello eğitimi aldım.Çello da hem klasik müzik hemde sanat müziği eğitimi aldım.Profesyonel olarak çalabildiğim enstrüman Çello.
Onno Tunç, Sezen Aksu ve Harun Kolçak gibi Türkiye’nin önde gelen sanatçıları ile çalıştınız. Nasıl bir duyguydu? Size kattığı değerler nelerdi? Sizin için ön plana çıkan, sizde yeri ayrı olan sanatçı var mı?
Ben Sezen Aksu ve Onno Tunç ile tanıştım. Harun’da benim gibi vokalist olarak girdi o gruba. Tabii her şeyden önce Onno Tunç bir orkestra şefi olarak ve müzisyen olarak yüzlerce jingle yani reklam müziği dediğimiz seslendirmelerde beni kullandı.Dolayısıyla Onno Tunç’un benim albümümün stüdyo aşamasında bana katkısı sonsuzdur.O yıllarda dinlediğiniz bütün reklam müziklerini ben seslendirdim.Hatta Eti’nin hala benim sesinden yayınlanan bir reklam müziği devam etmekte.Sezen ablanın sahne eğitimi ile ilgili sahnedeki varlığı ile ilgili,ben vokalistliğini yaparken önündeki insanı 365 gün seyretmekten benim hayatımın tabii ki sahne üzerindeki donanımı ve bilgisi de kendi hayatıma bazı şeyler katmıştır.Bunun dışında da benim albümlerim zamanında bana verdiği şarkı ve sözlerle elbetteki bende yeri müzisyen olarak farklıdır.
Bir çok güzel ve başarılı şarkılarınız, albümleriniz ve single’nız var. Her birinin yeri ayrı ve hepsi çocuğunuz gibi olmalı ancak sizin için ayrı bir yere sahip ve ön plana çıkan hangisi?
Böyle bir şey ayırt etmiyorum.Hepsi benim için çok önemli.Ayrıca çocuğum olduktan sonra onlara çocuk gibi değilde daha çok albümdeki şarkılarımı dualar gibi görüyorum.Herkesin hayatında sığındığı ve gerçekten dinlerken yada söylerken insanları başka yerlere götüren ve gerçekten hepimizin hayatında hikayesi olan şarkılar da var dolayısıyla onları artık ben ayırt edemiyorum.Hepsinin yeri ve önemi farklı benim hayatımda.
Müzik hayatınızın yanında reklam müzikleri seslendirmesinde, Tiyatro hayatınızın yanında, Tv ve dizi programlarında yer aldınız. Sizin için hangisi daha keyifli idi. Sizin için müziğin, tiyatronun ve televizyon hayatının yeri nedir?
Müzik ana mesleğim.Yaptığım işin içinde aslında birbirinden çok farklı şeyler değil bu.Tiyatro da var tv de var.Yani görsel sanatlarla ilgili insanların birbiriyle bağlantılı denemeleri oluyor.Tiyatro yapan insanlar da şarkı söylüyor.Sonuçta biz de tiyatro yapabiliyoruz.Biraz yeteneğin doğrultusunda yapılabilecek işler. Ben tiyatrodan da çok keyif aldım.Yaklaşık bir sene olacak o kadar tv gösterilerinde rol aldım.Arkasından 1 sene de yine Levent Kırca ile kadıncıklar oyununda görev aldım.Sonra çeşitli diziler ve sinema filmlerinde rol aldım.Dolayısıyla benim hayatımda hepsinin yeri farklı. Ayrı lezzetler bunlar. Şunun gibi düşün makarnayı seversin ama mantının yeri farklıdır.
Tiyatro, dizi ve sinema ile ilgili projelerden yer almayı düşünüyor musunuz?
Elbetteki gelecek sağlıklı beni heyecanlandıran projeler geldiği zaman neden olmasın.
Bir çok uluslar arası platforma da birincilik ödülleriniz var. Gurur verici olmalı. Bu ödülleri alırken ki duygu ve düşünceleriniz ne idi? Nasıl bir duygu? Neler hissettiniz?
Valla çok ufaktım. 16-17 yaşlarındaydım.O YILLARDA HİÇ BİR ŞEY HATIRLAMIYORUM DOĞRUYU SÖYLEMEK GEREKİRSE.Benim için çok sürpriz olmadı.Çünkü ben iyi bir şarkıcıydım,iyi şarkıları söylediğimi düşünüyordum zaten.Ama tabii ki ben uluslararası platformda yapılan bazı şeylerin içeriklerindeki gerçekçiliğine çok fazla inanmıyorum.Dolayısıyla takdir edilmiş ve ona verilmiş ödüller diye düşünüyorum.İçeriğinde neler dönüyor neler oluyor hiç bilmiyorum.Ama ben kişisel olarak baktığım zaman omuzlarımda apolet taşıdım tabii ki.
Kız annesisiniz. Kızınız ile aranız nasıl? Anne olmak nasıl bir duygu? Kızınız büyüdüğünde nasıl biri olmasını istersiniz?
Kız annesi olmak müziğin çok daha önünde. Dünyadaki en iyi arkadaşın en iyi sırdaşın.Gerçekten müthiş bir duygu.Allah iyi ki bana bir kız evlat verdi ve onu yaşama şansı nasip etti.Onun önüne hayatta hiçbir şey geçemez.Kızım büyüdüğünde nasıl biri olması gerektiğini aslında kendi kişiliği gösterecek. Ben elimden geldiğince ona doğruyu yanlışı gösteririm ama her çocuk kendi kişiliği ile doğuyor ama bir rol model olarak kuralları olacağını düşünüyorum.Bir yandanda yay burcu Özgür bir ruhu olduğunu düşünüyorum.Bekleyip görmek daha doğrusu.
Başka bir çocuk daha düşünür müsünüz?
Hayat :)
Çok güzel bir sese ve güzelliğe sahipsiniz. Sesinizi, formunuzu ve güzelliğinizi nasıl koruyorsunuz?
Sesimi özel bir koruma metodum yok ama sigara ve alkol kullanmıyorum.Düzenli uyumaya gayret ediyorum.Bunlar benim hayatımda kıymetli artılar.Formumu korumak içinde özel bir şey yapmıyorum.Günlük olması gereken şeylerden faydalanıyorum.Mesala hergün bir saat yürümeye gayret ediyorum,tenis oynuyorum.Zaten çok uzun zaman dans ettim.Sizlerinde hatırlayacağınız projeler bunlar.(yok böyle dans) Bunlar benim hayatımdaki vazgeçilmezlerim. Bedenim elverişli olduğu sürece bunları yapıcam.
Pek çok erkek sizi güzel ve çekici buluyor. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?
:)))))
En büyük hayaliniz nedir?
Aslında çok fazla hayal kurmayı sevmem.Daha gerçekçi yaşamayı tercih ediyorum.Çünkü kurduğum bütün hayaller hayal kırıklıklarıyla bitti. Tanrıyı güldürmek istiyorsan ona planlarından bahset diye bir söz vardır.Sadece çocuğumun çok sağlıklı olması dünyanın barış içinde olması,insanların birbirini sevmesi en büyük hayalim bunlar aslında.
Hayat felsefeniz nedir?
Doğru insan olmak.Zaten bu olduğu sürece her şey önüne akar.
Hobileriniz nelerdir?
Valla dans etmek hobiyse,benim bir parçam ama hobi olarak söyleyebilirim.Onun dışında seyahat etmek acayip sevdiğim bir şey.Türkiye dışındaki yerleri görebilmek,oradaki insanların nasıl yaşadığına dair fikir almak,kültürlerini öğrenebilmek,alışveriş yapmak her kadın gibi keyif aldığım şeyler arasında.
Çok uzun yıllardır sahne hayatı içindesiniz. Başarınızın sırrı nedir?
Başarı dediğiniz şey doğası gereği gelişen bir şey.Bende içimden geleni yaptım.Başarılı olmak için biraz hırslı olmakta gerekiyor tabii ki ama ben tek eksiğimin o olduğunu düşünüyorum.Benim kişisel hırslarım yoktur.Tek hırsımın iyi şarkı söylemek olduğunu biliyorum.
Sahne, tiyatro yada sinema hayatınızda hiç unutamadığınız sizi etkileyen bir anınız var mı?
İlk sinema filmimde Kurtuluş’du. Rutkay Aziz Atatürk’ü oynamıştı.Bende Fikriye hanımı oynamıştım. Atatürk’ün hem akrabası hemde sevgilisi Fikriye hanım.Onların hikayesi beni çok etkilemişti çünkü hem Atatürk’ün hikayesi olduğu için çok etkilenmiştim.Birebir Atatürk’ün olduğu mekanlar da çalışmak onun dokunduğu şeylere dokunmak beni çok etkilemişti.Onun için bende bu filmin ve karakterin yeri ayrıdır.
Sahne hayatı aşk hayatını etkiler mi?
Mantıklı insanlarda etkilemez.
Yok böyle bir dans’a katıldınız. Dans etmeyi severmisiniz? Dans sizin için ne ifade ediyor? En çok hangi dans türü hoşunuza gidiyor?
Dans benim olmazsa olmazlarımdan bir parça.Latin ve Tango danslarıyla çok ilgiliyim.
Konservatuar mezunu ve sanat hayatında çok başarılı biri olarak gençlere tavsiyeleriniz nedir?
Gençlere genel olarak tavsiyem insanın sevdiği işi yapmasıdır.
Yeni plan ve projeleriniz var mı? Bu konudan bahseder misiniz?
Albüm için harıl harıl çalışıyorum.Bu arada Atinada bir single yapmaya çalışıyoruz.Ayrıca sahne tozu projemiz var Osman Tan Erkır’ın İstanbul Beşiktaştaki sahnesinde sahne tozu projesinde kendi yarattığım bir projedir,15 günde bir orada yer alıyorum.Sadece yakın çevreye dostlarımıza sunduğumuz bir proje yavaş yavaş bunu geliştirip halkada açmaya çalışıyoruz.
Seyahat etmeyi sever misiniz?
Oldukça severim.
Seyahatlerinizde en çok beğendiğiniz sizi etkileyen yer yada yerler neresidir?
Finlandiya da kar başkaydı onu gördüm.Finlandiya bambaşka bir yer.İtalyayı çok çok seviyorum.İngiltere benim vazgeçilmezim.Bu yerler hayatımın vazgeçilmezleri.
Mutlaka görmeliyim dediğiniz seyahat etmek istediğiniz bir yer var mı?
Arjantin ve Küba
Alintıdır.
Müziğe ne zaman ve nasıl başladınız? Hikayenizi anlatımısınız? Ve Müzik kariyerinizden bahsedermisiniz?
Kısaca şöyle anlatabilirim.İlkokulu bitirdikten sonra konservatuara başladım.İ.T.Ü Devlet Konservatuarında 11 sene eğitim gördüm.Üniversite mezunu olarak konservaturdan ayrıldım.Konservatuarda çello öğrencisiydim.Aynı zamanda klasik müzik çalıyordum ve türk musikisi eğitimi aldım.Müzik kariyerim’de 1990 lı yılların öncesinde Sezen Aksuya vokalistlik yaparak başladı.On yıldan fazla Sezen Aksuya vokalistlik yaptım.Çeşitli uluslararası yarışmalarda ülkeme bir sürü birincilik getirdim. Arkasından 1990 yılında ilk albümüm piyasaya çıktı.Müzik kariyerimde 11 Tane albüm yaptım. Önümüzdeki zamanlarda da 12. Albümüm piyasada olacak.
Çello çaldığınızı öğrendim. Çello’nun sizin hayatınızdaki yeri ve anlamı nedir? Başka bir müzik enstrümanı çalıyor musunuz?
1981 yılında Konservatuara girdiğimde bir enstrüman seçmem gerekiyordu.Çello’yu insan sesine en yakın enstürüman olduğu için seçtim.Dolayısıyla 11 sene Çello eğitimi aldım.Çello da hem klasik müzik hemde sanat müziği eğitimi aldım.Profesyonel olarak çalabildiğim enstrüman Çello.
Onno Tunç, Sezen Aksu ve Harun Kolçak gibi Türkiye’nin önde gelen sanatçıları ile çalıştınız. Nasıl bir duyguydu? Size kattığı değerler nelerdi? Sizin için ön plana çıkan, sizde yeri ayrı olan sanatçı var mı?
Ben Sezen Aksu ve Onno Tunç ile tanıştım. Harun’da benim gibi vokalist olarak girdi o gruba. Tabii her şeyden önce Onno Tunç bir orkestra şefi olarak ve müzisyen olarak yüzlerce jingle yani reklam müziği dediğimiz seslendirmelerde beni kullandı.Dolayısıyla Onno Tunç’un benim albümümün stüdyo aşamasında bana katkısı sonsuzdur.O yıllarda dinlediğiniz bütün reklam müziklerini ben seslendirdim.Hatta Eti’nin hala benim sesinden yayınlanan bir reklam müziği devam etmekte.Sezen ablanın sahne eğitimi ile ilgili sahnedeki varlığı ile ilgili,ben vokalistliğini yaparken önündeki insanı 365 gün seyretmekten benim hayatımın tabii ki sahne üzerindeki donanımı ve bilgisi de kendi hayatıma bazı şeyler katmıştır.Bunun dışında da benim albümlerim zamanında bana verdiği şarkı ve sözlerle elbetteki bende yeri müzisyen olarak farklıdır.
Bir çok güzel ve başarılı şarkılarınız, albümleriniz ve single’nız var. Her birinin yeri ayrı ve hepsi çocuğunuz gibi olmalı ancak sizin için ayrı bir yere sahip ve ön plana çıkan hangisi?
Böyle bir şey ayırt etmiyorum.Hepsi benim için çok önemli.Ayrıca çocuğum olduktan sonra onlara çocuk gibi değilde daha çok albümdeki şarkılarımı dualar gibi görüyorum.Herkesin hayatında sığındığı ve gerçekten dinlerken yada söylerken insanları başka yerlere götüren ve gerçekten hepimizin hayatında hikayesi olan şarkılar da var dolayısıyla onları artık ben ayırt edemiyorum.Hepsinin yeri ve önemi farklı benim hayatımda.
Müzik hayatınızın yanında reklam müzikleri seslendirmesinde, Tiyatro hayatınızın yanında, Tv ve dizi programlarında yer aldınız. Sizin için hangisi daha keyifli idi. Sizin için müziğin, tiyatronun ve televizyon hayatının yeri nedir?
Müzik ana mesleğim.Yaptığım işin içinde aslında birbirinden çok farklı şeyler değil bu.Tiyatro da var tv de var.Yani görsel sanatlarla ilgili insanların birbiriyle bağlantılı denemeleri oluyor.Tiyatro yapan insanlar da şarkı söylüyor.Sonuçta biz de tiyatro yapabiliyoruz.Biraz yeteneğin doğrultusunda yapılabilecek işler. Ben tiyatrodan da çok keyif aldım.Yaklaşık bir sene olacak o kadar tv gösterilerinde rol aldım.Arkasından 1 sene de yine Levent Kırca ile kadıncıklar oyununda görev aldım.Sonra çeşitli diziler ve sinema filmlerinde rol aldım.Dolayısıyla benim hayatımda hepsinin yeri farklı. Ayrı lezzetler bunlar. Şunun gibi düşün makarnayı seversin ama mantının yeri farklıdır.
Tiyatro, dizi ve sinema ile ilgili projelerden yer almayı düşünüyor musunuz?
Elbetteki gelecek sağlıklı beni heyecanlandıran projeler geldiği zaman neden olmasın.
Bir çok uluslar arası platforma da birincilik ödülleriniz var. Gurur verici olmalı. Bu ödülleri alırken ki duygu ve düşünceleriniz ne idi? Nasıl bir duygu? Neler hissettiniz?
Valla çok ufaktım. 16-17 yaşlarındaydım.O YILLARDA HİÇ BİR ŞEY HATIRLAMIYORUM DOĞRUYU SÖYLEMEK GEREKİRSE.Benim için çok sürpriz olmadı.Çünkü ben iyi bir şarkıcıydım,iyi şarkıları söylediğimi düşünüyordum zaten.Ama tabii ki ben uluslararası platformda yapılan bazı şeylerin içeriklerindeki gerçekçiliğine çok fazla inanmıyorum.Dolayısıyla takdir edilmiş ve ona verilmiş ödüller diye düşünüyorum.İçeriğinde neler dönüyor neler oluyor hiç bilmiyorum.Ama ben kişisel olarak baktığım zaman omuzlarımda apolet taşıdım tabii ki.
Kız annesisiniz. Kızınız ile aranız nasıl? Anne olmak nasıl bir duygu? Kızınız büyüdüğünde nasıl biri olmasını istersiniz?
Kız annesi olmak müziğin çok daha önünde. Dünyadaki en iyi arkadaşın en iyi sırdaşın.Gerçekten müthiş bir duygu.Allah iyi ki bana bir kız evlat verdi ve onu yaşama şansı nasip etti.Onun önüne hayatta hiçbir şey geçemez.Kızım büyüdüğünde nasıl biri olması gerektiğini aslında kendi kişiliği gösterecek. Ben elimden geldiğince ona doğruyu yanlışı gösteririm ama her çocuk kendi kişiliği ile doğuyor ama bir rol model olarak kuralları olacağını düşünüyorum.Bir yandanda yay burcu Özgür bir ruhu olduğunu düşünüyorum.Bekleyip görmek daha doğrusu.
Başka bir çocuk daha düşünür müsünüz?
Hayat :)
Çok güzel bir sese ve güzelliğe sahipsiniz. Sesinizi, formunuzu ve güzelliğinizi nasıl koruyorsunuz?
Sesimi özel bir koruma metodum yok ama sigara ve alkol kullanmıyorum.Düzenli uyumaya gayret ediyorum.Bunlar benim hayatımda kıymetli artılar.Formumu korumak içinde özel bir şey yapmıyorum.Günlük olması gereken şeylerden faydalanıyorum.Mesala hergün bir saat yürümeye gayret ediyorum,tenis oynuyorum.Zaten çok uzun zaman dans ettim.Sizlerinde hatırlayacağınız projeler bunlar.(yok böyle dans) Bunlar benim hayatımdaki vazgeçilmezlerim. Bedenim elverişli olduğu sürece bunları yapıcam.
Pek çok erkek sizi güzel ve çekici buluyor. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?
:)))))
En büyük hayaliniz nedir?
Aslında çok fazla hayal kurmayı sevmem.Daha gerçekçi yaşamayı tercih ediyorum.Çünkü kurduğum bütün hayaller hayal kırıklıklarıyla bitti. Tanrıyı güldürmek istiyorsan ona planlarından bahset diye bir söz vardır.Sadece çocuğumun çok sağlıklı olması dünyanın barış içinde olması,insanların birbirini sevmesi en büyük hayalim bunlar aslında.
Hayat felsefeniz nedir?
Doğru insan olmak.Zaten bu olduğu sürece her şey önüne akar.
Hobileriniz nelerdir?
Valla dans etmek hobiyse,benim bir parçam ama hobi olarak söyleyebilirim.Onun dışında seyahat etmek acayip sevdiğim bir şey.Türkiye dışındaki yerleri görebilmek,oradaki insanların nasıl yaşadığına dair fikir almak,kültürlerini öğrenebilmek,alışveriş yapmak her kadın gibi keyif aldığım şeyler arasında.
Çok uzun yıllardır sahne hayatı içindesiniz. Başarınızın sırrı nedir?
Başarı dediğiniz şey doğası gereği gelişen bir şey.Bende içimden geleni yaptım.Başarılı olmak için biraz hırslı olmakta gerekiyor tabii ki ama ben tek eksiğimin o olduğunu düşünüyorum.Benim kişisel hırslarım yoktur.Tek hırsımın iyi şarkı söylemek olduğunu biliyorum.
Sahne, tiyatro yada sinema hayatınızda hiç unutamadığınız sizi etkileyen bir anınız var mı?
İlk sinema filmimde Kurtuluş’du. Rutkay Aziz Atatürk’ü oynamıştı.Bende Fikriye hanımı oynamıştım. Atatürk’ün hem akrabası hemde sevgilisi Fikriye hanım.Onların hikayesi beni çok etkilemişti çünkü hem Atatürk’ün hikayesi olduğu için çok etkilenmiştim.Birebir Atatürk’ün olduğu mekanlar da çalışmak onun dokunduğu şeylere dokunmak beni çok etkilemişti.Onun için bende bu filmin ve karakterin yeri ayrıdır.
Sahne hayatı aşk hayatını etkiler mi?
Mantıklı insanlarda etkilemez.
Yok böyle bir dans’a katıldınız. Dans etmeyi severmisiniz? Dans sizin için ne ifade ediyor? En çok hangi dans türü hoşunuza gidiyor?
Dans benim olmazsa olmazlarımdan bir parça.Latin ve Tango danslarıyla çok ilgiliyim.
Konservatuar mezunu ve sanat hayatında çok başarılı biri olarak gençlere tavsiyeleriniz nedir?
Gençlere genel olarak tavsiyem insanın sevdiği işi yapmasıdır.
Yeni plan ve projeleriniz var mı? Bu konudan bahseder misiniz?
Albüm için harıl harıl çalışıyorum.Bu arada Atinada bir single yapmaya çalışıyoruz.Ayrıca sahne tozu projemiz var Osman Tan Erkır’ın İstanbul Beşiktaştaki sahnesinde sahne tozu projesinde kendi yarattığım bir projedir,15 günde bir orada yer alıyorum.Sadece yakın çevreye dostlarımıza sunduğumuz bir proje yavaş yavaş bunu geliştirip halkada açmaya çalışıyoruz.
Seyahat etmeyi sever misiniz?
Oldukça severim.
Seyahatlerinizde en çok beğendiğiniz sizi etkileyen yer yada yerler neresidir?
Finlandiya da kar başkaydı onu gördüm.Finlandiya bambaşka bir yer.İtalyayı çok çok seviyorum.İngiltere benim vazgeçilmezim.Bu yerler hayatımın vazgeçilmezleri.
Mutlaka görmeliyim dediğiniz seyahat etmek istediğiniz bir yer var mı?
Arjantin ve Küba
Alintıdır.



Yorum Gönder
Yorumlarınız bizim için değerli!